Kayıtlar

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

 Bir zamanlar, uzak bir kasabada, Kağan ve Elif adında iki yakın arkadaş yaşardı. Kağan, doğayı çok severdi ve her zaman çevreyi korumak için yeni yollar arardı. Elif ise teknolojiye olan ilgisiyle tanınırdı. Birlikte sıkça yeni projeler üzerine sohbet eder, çevreye katkı sağlamak için akılcı çözümler üretirlerdi. Bir gün, okuldan sonra Kağan, Elif’i evine davet etti. Okulda verilen ara tatil proje ödevini konuşmak için bir araya geldiler. Öğretmenleri, sınıfın enerjiyi nasıl daha verimli kullanabileceği üzerine bir proje hazırlamalarını istemişti. Kağan ve Elif, bu projeye karar vermek için biraz zaman geçirdi. Güneşin batmaya başladığı o akşam, Kağan bir fikir ortaya attı: “Bize enerji verimliliği ile ilgili bir proje gerek. Ancak sadece kendi evlerimizi değil, bütün kasabayı düşünmeliyiz. Yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak, fosil yakıtları ne kadar azaltabileceğimizi gösterebiliriz. Güneş ve rüzgar gibi doğa dostu enerjilerle, kasabamıza nasıl fayda sağlayabileceğimizi...

Değerli Okuyucular

  Değerli okuyucular, Öncelikle hepiniz  hoşgeldiniz. Bugün  hayatın ne olduğunun neyden ibaret olduğunun farkında olduğumuz bir gün  daha.Bugün  bir şeyin daha farkına  vardık:  SORUMLULUK   Yakın tarihte yaşanan bir anıma gidiyoruz: O  gün günlerden Cuma  yani e n sevdiğim gün  deme kti .Sırasıyla   fen,sosyal,Türkçe,matematik  ve İngilizce dersleri  vardı.Gün  gayet monoton geçiyordu k i matematik dersi gelmiş   çatmışt ı .Aslında  matematik dersini oldukça  severim aramız bozuk  değildir.Ama bazen her derste başıma  geldiği gibi  sorumluluklarımı biraz ak satmam başımı belaya sokmama  yol açıyordu .Sınıf arkadaşım BB ödevleri kontrol ediyordu ve s ıra bana  gelmişt i.Ben  birkaç gün önce verilen  ödevi son güne   bırakmış,son  anda   tamamlamıştım.Ama bilmediğim bir şe y  vardı:Ödevimi  evde  unutmuştum. Tabii  ben bunu bilmi...

DEMOKRASİNİN GÜCÜ

          1914’ler.. Dünyada her geçen gün ülkeler gerilen iplerle felakete doğru sürükleniyordu. Birbirini izleyen savaşlar, halkların umutlarını yok ediyor ayrıca ülkeler arasında yalnızca sınırlar değil, büyük ideolojiler de derinleşiyordu. Ne yazık ki  Demokratia ve Oligar, bu iki komşu ideolojik uçurumun tam ortasında yer alıyordu. Bir tarafta halkın iradesine dayalı bir cumhuriyet varken diğer tarafta ise birkaç elitin, halkın yaşamını şekillendirdiği bir oligarşi sistemi vardı. Valtian, Demokratia’nın genç bir subayıydı. Demokratia, halkının özgürlüklerine ve haklarına saygı duyan, adaletin ve eşitliğin her zaman ön planda tutulduğu bir cumhuriyetti. Valtian, ülkesi için savaşmaya her zaman hazırdı, çünkü halkının yönetiminde söz sahibi olması ona büyük bir sorumluluk duygusu veriyordu. Demokratia'nın yönetimi, her bireyin eşit olduğunu, halkın birlikte karar verdiği bir düzende yaşadığı ülkeydi. O, devletin temellerine inanan, özgürlüğün ve hakların...

GERÇEK DOSTLAR

                 Alya kanser hastası bir kızdı. Saçları kullandığı ilaçlardan sürekli dökülüyordu. Herkesin ona acıyarak bakmasından, sınıf arkadaşlarının onlarla dalga geçmesinden, insanlardan ve kendisinden bıkmıştı.                 Yine de kafasındaki bu ağır düşüncelerle akşama doğru yürüyoruz. Hava çok soğuktu. Mevsim kıştı. Kaldırımda büyüyen kenarda soğuktan titreyen, açlıktan kemikleri belirginleşen bir köpek görüldü. Köpek gerçekten fena bir durumdaydı. Onu orada bırakamazdı. Köpeğin çaresizliği her halinden belliydi. Alya'nın spor salonu arasında yarım spor salonu geldi. Onu çantasından alabilirsin köpeğe verdi. Köpek gücü hevesle yedi. Alya köpeğinin kucağına aldı. Biraz bilmiyordum bir şekilde yürüse de köpeğin ona güvendiğini hissediyordu. Sonunda oturdukları apartmana geldi. Merdivenleri hızlı şekilde ilerleyen evlerinin kapısına geldi. Derin bir nefes alarak kapıyı çeker. Annesi kapı...

EFSANEVİ SİS KÖYÜ

             Bir grup 7. sınıf öğrencisi, okul gezisi için "Sis Köyü"ne gitmek üzere yola çıkar. Sis Köyü, kasabanın dışındaki gizemli bir yer olarak bilinir. Köyün etrafında her zaman kalın bir sis vardır, bu yüzden köyde yaşayanlar, dış dünyayla çok fazla iletişim kurmazlar.                Efsaneye göre, bu sis, köyün sakinlerinin zamanla birbirlerine karşı empatiyi kaybetmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Kimse birbirini anlamaz hale gelmiş ve köydeki sis bir türlü dağılmamıştır.  Öğrenciler, köyün sakinlerine yardım etmek için buradalar. Onlar da köyün eski bir haritasına sahip olup, sisin kaynağını bulup bu laneti sona erdirmeyi ummaktadırlar. Ancak köydeki her şey, görüldüğünden çok farklıdır. Her adımda grup, zorluklarla ve köy halkının sert tepkileriyle karşılaşır. Ancak bu, sadece dışarıdaki sisin değil, içsel bir sisin de simgesidir; köy halkı, yıllardır empati ve sevgiyi kaybetmiş, yalnızca kendi acıla...

YAZ TATİLİ HAPİSHANESİ

  YAZ TATiLi HAPİSHANESİ Çocuk, silgiyi eline aldı. Kalem: "Heeey, silgi kardeş! Sen de mi düştün buralara?" Silgi: "Evet maalesef. Üç ay boyunca burada kalacağız!" Bunu söyleyen kırmızı kalemdi. Kendisi çok dertliydi. Zaten pek fazla kullanılmıyordu. Kalemtıraş bir plan yapıp buradan kurtulmalıydı. "Heeey, fermuar kardeş açılabilir misin?" Fermuar: "Bu seferlik açılıyorum ama bir daha açılmam." dedi. Kurşun kalem, silgi, kırmızı kalem ve kalemtıraş hemen dışarı atladılar. Çocuğun anne ve babası çalışmaya gitmişti. Çocuk evde tek başına tabletle oynuyordu. Eşyalar hızla kapının altından geçtiler. Silgi ve kalemtıraş geçemediler. Kalemler silgiyle kalemtıraşı ittirip çıkarttılar. Yuvarlana yuvarlana asansöre bindiler. Silgi zıplayıp "0" tuşuna bastı. Caddeye geldiler. Minibüs az kalsın kalemtıraşa çarpacaktı. Kalem onu ​​ittirmeseydi paramparça olmuştu. Sonunda sahile kadar geldiler. Elbirliğiyle karşılarına çıkan gemiye atladılar. Bu b...

ATAM

Gözleri masmavi Saçları sapsarı Kalbi pamuk gibi Duruşu demir gibi   Yerleri gökleri inleten kişi Vatanı için kendini feda eden biri Onun Biyolojisi hayali Yedi cihanın göz Seyahat O kahraman biri   Yerler göğe açıldı Gökler yere indi  Bulutlar güneşi gökyüzüne hapsetti Atamın gözlerindeki koruyucu bir anda söndü Saat 9'dan 5'e kadar Türk milletinin yüzündeki gülüyor Bir anda çözüldü.   5/F Kamile Nevra SARI  

MUTLU BİR VATAN

  MUTLU BİR VATAN Bir kurşun sesiyle inledi tüm vatan Bir kız çocuğu kalktı yumuşak yatağından Baktı camdan, vatan denen bir şey kalmamıştı ortada, Sıra sıra şehit veriyorduk toprağa Bir adam ortaya çıktı Herkesi topladı bir araya Liderliğiyle yönetti orduyu Savaştı durmadan düşmanlarla Ölümlerden döndü Direndi yine de, direndi halkı için Bir kız çocuğu kalktı yumuşak yatağından Baktı camdan insanlar sokaklarda Rahatça dolaşıyor Bomba sesi yok, kurşun sesi yok Huzur var Adı CUMHURİYET olan.   MERYEM BERİL ÖZTÜRK

CUMHURİYET ÖZGÜRLÜKTÜR

Tuğçe, okuldan eve doğru yürüyordu. Birden ailesini düşündü. Annesi öğretmendi ve bugün biraz geç gelecekti. Babasının da işleri son zamanlarda bir hayli yoğundu. Kız kardeşinin de kursu vardı. Bu, bugün bir süreliğine evde yalnız olacağı anlamına geliyordu.  Eve girdiğinde üzerini değiştirdi ve biraz kestirmek istedi, çok yorgundu. Bugün zorlu bir matematik sınavını atlatmıştı. Biraz uyuduktan sonra kalktı. Etraf karanlıktı. Dışarıdan gelen seslerle irkildi. “Cumhuriyet özgürlüktür!” sesleri yankılanıyordu. Önce korktu, anlam veremedi insanların bu coşkusuna.  Durduk yere nereden çıkmıştı bu şimdi? Sessizce yatağından doğruldu. Pencerenin önüne sessizce geçti, perdeyi açtı. İnsanlar ellerindeki bayraklarla tek bir ağızdan bağırıyordu.  Birden düşündü, bugün ne oldu ki?  Camı açtı, biraz nefes almaya çalıştı. Aşağıya baktığında kendi yaşlarına mavi gözlü, sarı saçlı, mavi bereli bir kız çocuğu ona doğru bakıyordu. Birden panikleyen Tuğçe, hızlıca camı kapattı ve pe...